Grafikleriyle Değil, Hikayesiyle Büyüleyen 10 Destansı Oyun

Daha önce bir oyunu oynayıp “Eeee, ne oldu şimdi?” dediğiniz olduysa, bu durum çok yüksek ihtimalle hikayenin zayıflığından kaynaklanmıştır. Günümüzde "oyun" dendiğinde aklımıza ilk olarak grafik özellikleri geliyor, ancak oyunlarda hikayeler de büyük önem taşıyor. Eğer grafikleri kötü olan bir oyundan hala zevk alıyorsanız hikayesiyle sizi çoktan içine çekmiş demektir

Hikaye konusunda beklenenden çok daha iyi bir iş çıkarmış, bir oyundan çok bir film ya da kitap gibi bizi etkilemiş oyunları inceledik.

Not: Oyunlar herhangi bir önem sırasına göre listelenmemiştir.

Half-Life 2:

Half-Life 2’nin hikayesinin sonunu 15 senedir bekliyoruz. Eli ve Alyx Vance ile güçlerimizi birleştirip, Dünya’yı ele geçiren Combine’a karşı savaştığımız bu hikaye, bize fazlasıyla muğlak bir şekilde anlatılıyor. Aslına bakıldığında, hikayeyi bu kadar çekici kılan unsur da zaten bu müğlaklık. Gordon’ın macerası, tek bir ara sahne olmadan bu kadar başarılı bir şekilde anlattığı için Half-Life 2’ye şapka çıkarıp Valve’e “Hikayenin devamı ne zaman geliyor?” sorusunu sorduktan sonra, diğer oyunumuza geçiyoruz.

Telltale's The Walking Dead:

Başından sonuna kadar sizi içine çeken yoğun ve duygusal hikayesiyle The Walking Dead bu listemiz için biçilmiş kaftan. Oynayış ya da grafik olarak size dünyaları vadetmeyen oyun, bunun yerine Clementine’ı korumaya çalışan Lee Everett’in hikayesiyle sizi etkiliyor. Tabii ki bunca olay gelişirken aldığınız kararlar, diğer karakterleri de etkiliyor. Tüm bunların yanı sıra Clementine, kötü bir şeyle karşılaştığında bizzat suçlu hissediyorsunuz. Bu sebeple Telltale’in başarılı bir iş çıkardığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Red Dead Redemption:

John Marston, sakin bir hayat arayan biriyken; aradığı huzura ulaşmak için çok fazla aksiyona katlanması gereken biri olmak zorunda kalıyor. Batı’yı son derece başarılı bir şekilde özetleyen hikayede, Marston’ın her şeyi geride bırakmaya çalıştığı bir sürece tanık olacaksınız. Asıl soru ise dünyanın, Marston’a hak ettiği güzel sonu verip vermeyeceği.

Uncharted 2: Among Thieves

Uncharted markasının yıllardır konuşulmasının bir sebebi varsa, nedeni bu oyundur. Evet, aksiyon oyunlarında oynayış büyük bir önem arz ediyor. Uncharted’ın oynayışının fazlasıyla güzel olduğunu söyleyebiliriz. Peki, Uncharted 2 bize yalnızca aksiyon mu sunuyor? Hayır, başlangıcından sonuna kadar sürükleyici hikayesiyle, aksiyonu birleştiren oyunu tekrar tekrar oynamak isteyeceksiniz.

Alan Wake:

Başkahramanı bir yazar olan oyundan tabii ki de güzel bir hikaye beklersiniz. Stephen King ve David Lynch’ten ilham alan Alan Wake, huzuru arayan yazarın korkudan başka bir şey bulamamasından bahsediyor. Oyun, eşini arayan Alan Wake’in hikayesini anlatırken; gayet doğal bir dünyayı, sanki başka bir gezegen gibi aktarıyor. Alan’a zarar vermek isteyen, hayatının bir yerinde yara almış insanlarla karşılaşıyorsunuz. Alan neyin gerçek olup neyin gerçek olmadığı konusunda emin değil, bir oyuncu olarak siz de pek emin olamıyorsunuz.

The Witcher 3: Wild Hunt

Bu oyun, vasat RPG beklentilerinizi yerle bir edip, sizi kendi hayranı ve destekçisi yapıyor. Gerçekçi karakterler ve kararlarınıza göre değişen hikaye sayesinde, yaklaşık yüz saatlik hikayenin her anı film gibi geliyor. Oyunun kendisi, hikaye konusunda bir başyapıt olsa da Blood and Winde DLC’si sonucunda, bu hikaye bir ileri seviyeye taşınmış durumda. 

Undertale:

The Walking Dead’de olduğu gibi, Undertale de oynayış ya da grafik konusunda size dünyanın en iyisi olduğunu iddia etmiyor. Garip oynayışı ve müzikleri sizi başlangıçta kendinden biraz uzaklaştırsa da hikaye geliştikçe, kendinizi karakterinizle daha da yakın olarak bulacaksınız. Özellikle aldığınız kararlar gidişatı etkilediği için onlarca farklı son arasında, kendinize en uygun olanı kendiniz belirleyeceksiniz. Hem de farkına varmadan…

Silent Hill 2:

Silent Hill 2, anlattığı hikayenin yönünü bir anda değiştirerek, bu zamana kadarki en başarılı hikayelerden birini bizlere sundu. Başlangıçta gizemli bir aşk hikayesi gibi görünen hikaye, bir anda çok daha karmaşık bir hal alıyor. Bu karmaşıklık, sizin oyunu nasıl oynadığınıza göre de değişiyor. Yani oyun farklı sonlara da sahip. Oyun hakkında spoiler vermeden yorum yapmak zor olsa da şunu söyleyebiliriz: Daha önce gerçek canavarı oyunun sonuna kadar bulamadığınız başka bir oyun oynamadınız.

Grand Theft Auto: San Andreas

GTA serisi her zaman etkileyici hikayelerle karşımıza çıkmış olsa da ‘reyiz’ diye tabir edebileceğimiz San Andreas’in yeri her zaman ayrı olacaktır. CJ’in San Andreas’a gelmesiyle birlikte olaylar başlar. İhaneti tadacağınız, kayıplar yaşayacağınız ve işlerin ne kadar yanlış gittiğine tanık olacağınız hikayede heyecan son bulmayacak.

The Last of Us:

The Last of Us’ın hikayesinin etkileyiciliği aslında gerçek hayatla bağlantılı olmasından kaynaklanıyor. Birçok video oyununda onlarca kötü ya da iyi kahramanları görmüşsünüzdür. Bu oyunda Joel’ın ya da arkadaşlarının kahraman olmadıklarını hatırlatmakta fayda var. Oyunun başında kimse öne çıkan bir özelliğe sahip değilken oyun sonunda bu durum fazlasıyla değişecek. Tanıklık edeceğiniz gerçek ilişkiler sonucunda The Last of Us’tan hiçbir oyundan etkilenmediğiniz kadar çok etkileneceksiniz.

Listede olması gerektiğini düşündüğünüz oyunları yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz. Başka bir oyun listesinde görüşmek üzere, hoşça kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir